|
Burada, İsa'nın, sünnetin Tanrı'dan değil, patriarklardan geldiğini söylediğine dikkat edin. “Havarilerin İşleri”, Yahudi olmayanlar Hıristiyan olduğunda, sünnet olayının büyük bir tartışma çıkardığını anlatır. Peter sünnetsiz bir Romalının davetini kabul ettikten ve onu Hıristiyanlığa çevirdikten sonra, sünnetli Hıristiyanlar onu, sünnetsizler arasına girdiği, ve onlarla yediği için suçladılar.(11:2-3) Peter yaptıklarını kendisine bir sesin üç defa şöyle seslendiğini duyduğunu söyleyerek haklı çıkardı: “Tanrının temiz yarattığını sen kirli diye adlandırmamalısın”(10:15-16 and 11:8-10). Ama sünnetliler bunu böyle kabul etmediler ve bazıları Yahudi ülkesinden geldi ve kardeşlerine şunu öğrettiler:”Musa'nın geleneğine göre sünnet olmadığınız müddetçe, kurtarılamazsınız (15:1). Soru, havarilerin ve yaşlıların bulunduğu Kudüs'teki bir toplantı sırasında dile getirilmişti. (15:2) Yakup, Hıristiyanlığa dönen paganları üzmemek gerektiğini söyleyerek tartışmayı bağladı. Onlardan istenecek tek şey, “ idoller tarafından kirletilen şeylerden, zinadan, kandan, ve boğularak öldürülen şeylerden uzak durmaları “ idi. (15:19-20) Kanunları sünneti yasaklayan paganları Hıritiyanlığa döndürmekle görevlendirilen Paul, bu sorunla defalarca karşılaştı: "....herkes Tanrının kendisini çağırdığı zamanki ve ona sunduğu hayatı yaşasın. Bu, bütün kiliseler üzerindeki benim kanunumdur. Birisi çağrıldığı sırada sünnetli miydi? O zaman sünnet izini çıkarmaya çalışmasın. Çünkü önemli olan ne sünnettir, ne de sünneti tersine çevirmek, önemli olan Tanrı'nın emirleridir " ( Corinthians 7:17-20). "...eski huyu, uygulamaları ile kaldırdınız ve yeni doğayı koydunuz, ki yaratıcısının görüntüsünde yenileniyor. Burada Yunan ve Yahudi, sünnetli ve sünnetsiz, barbar, iskitli, köle, özgür adam olamaz: Yalnızca İsa olabilir." (Colossians 3:10-11). Böylece “zorunlu”dan, teolojik ve taktik nedenlerle sünnet isteğe bağlı hale geldi. Burada yani Eski ve Yeni Ahit'te dikkate çarpan şey, bugünkü gibi, sünnetin tıbbi yararları ve zararları hakkında bir tartışmanın olmadığıdır. B) Mevcut Tartışma Sünnet hakkındaki tartışma Hıristiyanlar arasında ilk yüzyıllarda devam etti. Origen (ö. 254) İbrahim'in fiziksel sünnetini, ruhsal olanla karşılaştırır: gelecek olan gerçeği pek çok şey görüntülerde gösterir.(1 Corinthians 10:11). Tanrı tarafından istenen sünnetin, üstderinin (sünnet derisinin) sünneti değil, kalbin sünneti olduğunu ekler. Ona göre, insan yalnız üstderisini değil, bütün uvuzlarını günahtan korunmak için sünnet etmelidir. Fiziksel sünneti utanılacak, kötü niyetli, iğrenç bir uygulama olarak değerlendirir, uygulanması ve görünümü bile iğrençtir. Sünnetin bu allegorik tercümesi, tekrar İskenderiye Patriği Cyril'in sözlerinde ortaya çıkar(ö. 444). Cyril, Yahudileri İncil'i kelime kelime anladıklarını için suçlar, ve der ki; "Sünnetin gerçek anlamı 'ten'in hissetttiklerinde değil, ama Tanrı'nın isteklerini yerine getirmedeki arzudadır." Cyril, bu dini argümana, insan tabiatinin mükemmelliğini ekler: “Siz...'ten' in sünnetini önemli bir şey ve hatta inancın en uygun maddesi olarak görüyorsunuz....Peki o zaman, sünnetin uygulanmasını inceleyelim ....Gerçekten de, doğanın meydana getirdiği insan uzuvlarını sünnet etmek, çok geçerli bir nedeniniz olmadığı sürece, yalnızca saçma bir şey değil, ama aynı zamanda sanki insan vücudunu gereksiz ağırlıklarla yüklemiş gibi, Yaratıcı'nın sanatını suçlama anlamını da taşır. Öyleyse, Tanrı'nın hatalı olduğunu nasıl öne sürebiliriz? Çünkü eğer sünnet doğaya uyumun bir gereği ise, neden baştan insan öyle yaratılmamıştı?Bana cevap verin, Tanrı'nın yarattığı doğanın o haliyle yanlış olduğunu söyleyen, bunu hangi mantıkla söylüyor?” “....... Herşeyin üzerinde olan Tanrı, binlerce ırk ve canlı türünü sebepsiz yere yaratmıştır. Ne var ki, en mükemmel güzelliğe yönelik yaratılışlarında, hatalı ya da gereksiz olan hiçbir şey yoktur. Onlar bu iki yalan ve suçlamadan oldukça uzaktırlar. Nasıl olur da, en mükemmel sanatçı olan Tanrı, en ufak şeylere özen gösteren Tanrı, yaratıklarının en önemlisinde böylesine büyük bir hataya düşerdi? Ve kendi şeklinde yarattığı insanı nasıl olur da, küçük ve önemsiz şeylerden daha çirkin yaratırdı?” Sünnet bazı küçük Hıristiyan topluluklarında uygulanmaya devam eder. Özellikle dikkat çekenler, erkek ve kadınları sünnet eden, Mısır'ın, Sudan'ın ve Etiyopya'nın Kıpti'leridir. Mısır'ın Kıpti'leri ile yaptığım tartışmalarda, aynı Müslüman argümanlarını kullandıklarını gördüm: İbrahim'in ve İsa'nın sünneti. Paul'un “Epistles” ya da “Havarilerin İşleri”nde belirttiği görüşlerinden ise haberleri yoktu. Kıpti dini liderlerine gelince, söyledikleri, baptizmin, Hıristiyanlar için sünnetin yerine geçtiğidir. Paul'a değinirken, Anba Gregorius “sünnetin hiçbir şey olmadığı”nı tekrar eder. Onu sadece bir gelenek ya da isteğe bağlı bir hijyen yöntemi olarak görür. Ne var ki, Hıristiyan, eğer sünnet olacaksa bunu baptizmden önce yapmalıdır, yoksa büyük bir günaha girer. Maurice As'ad, Tanrı'nın erkek ve kadını mükemmel bir şekilde yarattığını, ve kimsenin onun bir parçasını bıçakla kesmeye hakkı olmadığını söylemektedir. As'ad'a göre, kadın sünneti yasaktır çünkü kadın cinsel organını kısmen veya tamamen kesmektir, oysa erkek sünneti isteğe bağlıdır, çünkü cinsel organa yalnızca “yüzeyden” dokunur. 20. yy'da, erkek sünneti hakkındaki dinsel tartışma Hıristiyanlar arasında, özellikle Protestan köktendinciler arasında yeniden alevlendi. Bu ülkede, sürekli Eski Ahit'i meşrulaştırmak için bilimsel nedenler öne sürülür, ve bu sünnetle de sınırlı değildir. 1963 yılında yayımlanan “Bu Hastalıkların Hiçbiri” adlı kitap bir milyonun üzerinde satmıştır. (yazarı Hıristiyan doktor McMillen) Kitabın başlığı “exodus”tan bir alıntıdır. “Eğer Tanrı'nın sözünü dinler ve söylediklerinin hepsini yaparsan, Mısırlılara koyduğum hastalıkların hiçbirini senin üzerine koymayacağım, çünkü ben Tanrı'yım, senin iyileştiricin”(exodus 15:26) Bu kitaba göre, bu ayette belirtilen söz, bugün bile geçerlidir. Sünnet hakkında bir bölüm vardır. Kanserden kaynaklanan bir ölümü anlatırken şöyle der; “Ölümünü daha da trajik yapan şey şudur ki, şimdi tıp bilimi kanıtlamıştır: penis kanseri Tanrı'nın İbrahim'e 4000 yıl önce söylediği bir şey ile tamamen önlenebilir: sünnet” Burada yazar, Yahudilerin sünnet nedeni ile nadiren penis kanserine yakalandığını iddia eder, ve şöyle der: " sünnet Tanrı'nın emrettiği gibi, sekizinci günde yapılmalıdır. Çünkü hemorraja (aşırı kanama) neden olabilecek K vitamini sekizinci günde olgun hale gelir. Sünnet daha önce yapılır ise, aşırı kanmaya neden olur, daha sonra yapılır ise çocuğu travmatize eder." Pastor Dan bir broşür yazmıştır:”Çocuklar....Tanrı'dan bize miras” Sünneti yalnızca erkek sağlığı için değil aynı zamanda ahlak ve ruhsallık için de gerekli bir şey olarak resmeder. Sünnet İbrahim'e verilmişti ve sekizinci günde Hıristiyanlar da dahil olmak üzere onun bütün takipçileri tarafından uygulanmalıdır. Cinselliği keserek saflığı sağlar ve pekçok hastalığı önler. Tanrısal emirlere uymayanlar, sonrasındaki kötü sonuçlara hazırlıklı olmalıdır. Televizyon Evanjelisti Pat Robertson, (1998'de ABD'de başkan adayı) “Eğer Tanrı insanlarına sünnet olmayı emretmiş ise, öyleyse bu doğru bir karar olurdu, çünkü Tanrı akıl ve bilgide mükemmeldir” demiştir. Pastor Jim Bigelow, İncil'in kullanımına karşı çıkar: "Eğer Yahudilere tavsiye edilen sünnet iyi bir şey ise, o zaman İncil'de yeralan bütün herşeyin ne kadar iyi olduğunu düşünmek gerekir, Koşer yiyecekler, kadınların arınması vs. gibi. İncil der ki: “ ölü bir hayvanın etini yemeyeceksiniz. Evinizde oturan yabancıya vereceksiniz, ya da yabancıya satacaksınız. Gerçekten Tanrnıza adanmış insanlar mısınız siz? ” (Deuteronomy 14:21) Tanrı nasıl bazılarına ölü bir hayvanın etini yemeyi yasaklayabilir, ve diğerlerine izin verir?” Bigelow ekler, "Bugün uygulanan sünnet, İncilde önerilen ruhsal sünnetten farklıdır. Dolayısıyla bilimciler tarafından öne sürülen yararların hepsi verilemez. Ve eğer Tanrı sekizinci günde sünnetin sağlık için gerekli olduğunu düşündü ise, neden inananlarının çölde 40 yıl sünnetsiz dolaşmasına izin verdi.? Aynı şekilde, Yeni Ahit'in de sünneti “hiçbir şey” olarak gördüğü düşünülemez. (I Corinthians 7:19) Eğer sünnet gerçekten yararlı olsa idi, Tanrı, inananlarını, 2000 yıl boyunce tehlikeye açık bırakır mıydı? Ne var ki, Yeni Ahit'in metinlerine Kutsal Ruh ilham verir". Bu yüzden Bigalow şu sonuca varır : "Mantıksal olarak, İncil'de yazanlardan birini alıp diğerlerini çıkaramazsınız. Her şeyi bilen Tanrı tarafından indirilen Eski Ahit, ya iyi bir tıbbi bilgi kaynağıdır, ya da başka bir şey....Bu bölümde tartıştıklarımıza bakacak olursak, Tanrı'nın amacı tıbbi bilgi ortaya koymak falan değil, istediği gibi bir topluluk yaratmak idi." Yahudi asıllı biriyle evli Hıristiyan bir hemşire olan Rosemary Romberg, Hıristiyan anababaların, sünnetin tıbbi olarak iyi birşey olmadığını bildikleri halde İncilde yazıldığı için iyi olduğunu düşündüklerini söyler kitabında. Bu görüşe karşı olan Romberg onları fikirlerinden caydırmak için altı sayfalık bir bölüm yazmıştır: - İncil'de yazan bazı şeyler bugün uygulanmamaktadır. Kuşları ve hayvanları yakmak gibi - Hıristiyanlar için sünnet konusu Yeni Ahit'te tartışılmıştır, karar bunun hiçbirşey olmadığıdır. - İncil sünneti hijyenik nedenlerle tavsiye etmedi. Ayrıca sünnetten bahsi mecazi anlamdadır. Kulakların sünneti, gözlerin sünneti gibi. İsa sünnetliydi, ama Marie ve Joseph Yahudiydiler ve başka şansları da yoktu. Aziz Ambrosius anlatır: İsa tarafından acı çekerek bütün bedel ödendiğine göre, artık kan çekerek acı vermeye gerek yoktur. Sünnet, çocuklara acı çektirerek, Yeni Ahit'in iki ilkesiyle ters düşmektedir. “Ruhun meyvası sevgidir, neşedir, barıştır, sabırdır, iyiliktir, cömertlik ve kendine hakim olmadır (Galatians 5:22_23) Ve insanların size yapmasını istediği herşeyi siz de onlara yapın (Matthew 7:12)" |
|
Hristiyanlık ve sünnet |
|
Sünnet hakkında İsa'nın belli bir tutumuna rastlamıyoruz. Dört İncil'den sadece Lukas'ın ki, İsa'nın sekiz günlük iken sünnet edildiğinden bahseder. (Luke 2:21) John'un İncilinde sünnete bir defa daha değinilir."Neden beni öldürmek için bir fırsat bekliyorsunuz ? Kalabalık cevap verdi: Sende bir şeytan var. Kim seni öldürmeye çalışıyor? İsa onlara cevap verdi.: Bir iş yaptım ve hepiniz şaşakaldınız. Musa size sünnet verdi- o, tabii ki, Musa'dan değil, fakat, patriarklardan- ve siz Sabbath gününde bir adamı sünnet ediyorsuuz. Eğer bir erkek Sabbath gününde sünnet ediliyor ise, Musa kanununun bozulmaması için, bir adamın bütün vücudunu Sabbath gününde iyileştirdiğim için bana kızgın mısınız? Görünüşlerle yargılamayın, ama, gerçek yargılamayla yargılayın." (John 7:19-24). |