Nasıl Sünnet?

Pratik olarak ifade etmek gerekirse

Bebeğiniz

· 12 ay ve daha küçük ise lokal anestezi altında

· 12 aydan büyük ise bebeğin durumuna göre

                      Lokal anestezi altında veya

                      Genel anestezi altında 

· 24 aydan büyük ise

                      Genel anestezi altında  

· 6 yaştan büyük ise

                      Heyecanlı bir delikanlı ise genel anestezi ile

                      İkna edilebilir bir kişilikte ise lokal anestezi ile

         Toplumumuzda herkesin öyle veya böyle bir sünnet tecrübesi vardır. Bu, ya bizzat kendisinin yakınlarının başına gelmiştir, veya etrafının, yakın akrabalarının telkinleri ile oluşmuştur. Bu durum kişilerin davranışlarını etkiler.

         Maalesef toplumumuzda, insanlarımız, danıştıkları hekimler yerine, yakın buldukları kişilere itibar etmekteler. Tamamen “şehir efsanesi”, “batıl inanç” yanlış öngörü” veya yanlış değerlendirmelerden kaynaklanan fikirler, kişileri yönlendirmekte.

“Narkoz Zararlı”.  En yaygın batıl inanç budur. Tüm dünyada senede milyarlarca kişi narkoz almaktadır. Hatta öyle ki, daha dünyaya gelmeden bebeklere bile narkoz verilmektedir. Sezeryan ameliyatında bebeklerin karşılaştığı şey nedir? Annenin “doğum acısı “korkusu ile bıçak altına yatması hiç kimseyi endişelendirmez de, sağlıklı bir çocuğun, kontrollü ve önceden hazırlıklı anestezi alması, nedense aileyi, en çok da 3. kişileri endişelendirir.

         Aslında sünnetin nasıl olacağına çocuğa göre karar verilmelidir. Heyecanlı olmayan, aklı başında ve ikna edilebilir bir çocuğun sünneti neden genel anestezi ile yapılsın ki?  Diğer yandan, hayvan boğazlar gibi sünnet yapılmak zorunda kalmak da felakettir. Ömürde bir kez olacak bir olayın mutlu hatırlanması bizce tercih edilmesi gereken bir şeydir. Eğer çocuk sağlıklı sünnet yapmaya elverişli değilse, sünneti yapmamak daha uygun olacaktır. Zira, hiçbir hal ve şartta sünnet acil değildir.

         Her türlü cerrahi işlem hastanede ve ameliyathanede olmalıdır. İdeal olan budur. Ancak kişilerin tecrübeleri ve istekleri sünnette yön verici olmasından dolayı, hekimin ailenin isteklerini göz önünde tutması uygun olacaktır.

         Adı ne olursa olsun her türlü cerrahi işlemin kişiye faydası gözetilmek durumundadır. Adı sünnet olan cerrahi işlem kişiye zarar veriyorsa ve uygun yöntem bulunamıyorsa , işlemden vazgeçmek uygundur. Ömürde bir kez olacak işlemin birkaç yıl sonrasına ertelenmesinin ne zararı olabilir? Etrafa rezil olma, başkalarına ne deriz gibi bahanelerle sünnet yapılmamalıdır. Bazı ailelerin önce düğün sonra sünnet yaptıkları düşünülecek olursa, bırakalım çocuğumuz bu durumun keyfini çıkarsın.

 

Nasıl bir sünnet?

İstisnaları bir kenara bırakacak olursak;

         12 aydan küçük bebekler, eğer yanlarında anneleri varsa sakindirler. 5-10 dakikalık cerrahi işlem lokal anestezi ile kolaylıkla yapılabilir. Genel anestezi nadiren uygun olacaktır.

         12-24 ay arası yapılacak cerrahi işlemde ve sünnette, bebeğin nispeten kuvvetlenmesi, etrafını tanıyabiliyor olması sebebi ile, eğer bebek sakin değil ise genel anestezi gerekebilir. Burada önemli olan cerrahi işlemin selametidir. Uygun cerrahi girişim yapılamayacak ise aneztezi uygun olacaktır. Diğer hallerde lokal, bölgesel anestezi tercih edilebilir.

         24 ay-6 yaş arası, çocuğun cinselliğini anladığı, bu yaşlarda, genital bölgeye yapılacak müdahalelerin, cinsel kimlik ve davranış değişikliklerine yol açabileceği ifade edilir. Bu sebeple, eğer ihtiyaç var ise, sünnetten hiç bahsedilmeden, anestezi altında sünnet işlemi uygulanmalıdır. Çocuğun kelepçelenerek, karga tulumba sünnet yapılması hiç uygun değildir.

         6 yaştan sonra, sakin, heyecanlı olmayan, ikna edilebilir bir delikanlı ise, lokal anestezi uygun olacaktır. Belki azıcık heyecanlanacaktır. Belki kabul edilebilir bir acı da yaşayacaktır. Ancak, her Türk erkeğinin anlattığı veya anlatmak istediği bir sünnet hikayesi yok mudur? “bizim zamanımızda bu aletler yoktu. Bizi köyde berber kesti. Uyuşturmadı”, sözlerini çok duyarız. Bunlar olumsuzluklar elbette. Ancak anlatan kişilere baktığınızda hepsi olayı gülerek anlatırlar. Sünnet olayını ağlayarak anlatan kimse yoktur. Zira, eskilerin değişiyle

“Zeval-i elem lezzet olduğu gibi, zeval-i lezzet de elemdir”

         Bu elbette sağlıksız sünnet yapalım anlamında değildir. Yine hastanede yapalım. Tam usulüne göre. Ama sosyal şartları da göz önünde tutalım.

         Ancak delikanlı hassas bir kişilikte ise, sağlıklı cerrahi işleme izin vermeyecek bir yapıda ise, o zaman genel anestezi kaçınılmazdır. Gerekirse sünnetten bile vazgeçilebilir. Ancak sağlıktan asla.